Şeyh Atâullah el-İskenderînin Salevâtı

 

Okunuşu:

“Allahümme salli ve selim ‘alâ seyyîdîna Muhammedin ve ‘alâ alihi kadre lâ î’lâhe illallâhu a‘ninâ ve ahfaznâ ve veffaknâ limâ terdahu vasrif annâ’s-sûe ve’rda ‘ani’l haseneyni reyhanetey. Hayril enâmi ve ‘an sâiri âlihi ve ashâbihi’l kirâmi ve edhilne’l cennete dâru’s-selami ya ha hayyu ya kayyumu ya Allah.”

 

Manası:

Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve âline, tevhidinin değerince salât eyle!

Bizi zengin et, koru ve sevdiğin razı olduğun işlere muvaffak eyle! Bizden kötülükleri çevir! Âlemlerin en hayırlısının çiçekleri olan Ha­san ve Hüseyin efendilerimizden, diğer Ehl-i Beyt’inden ve kıymetli sahabesinden razı ol!

Selam yurdu olan cennete bizi dâhil et. Yâ Hayy! Yâ Kayyûm! Yâ Allah!

 

Bu salevât, “Şeyh Atâullah el-İskenderî[1] Hazretleri’nindir.

Her bir maddî ve manevî maksat için yüz kere okunur.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ni rü’yâda görmek için bin kere okunur.

Bu salevâtı her gün bin kere okuyan kişiyi; Allâhü Te’âlâ Hazretleri ebedî olarak zengin kılar.

Onu bütün mahlûkata sevdirir.

Ondan zararları def eder.

Âfâtı ve musîbetleri ondan uzaklaştırır. (Saadetü’d-Dareyn, s. 378)

 


[1]İbn-i Atâullah İskenderî (k.s.) Mâlikî mezhebi âlimlerinin ve Şâzilî tarîkatının büyüklerindendir. Tasavvufta Ebü’l-Abbâs Mürsî Hazretleri’nin sohbetlerinde kemâle erdi. Tefsîr, hadîs, fıkıh, nahiv, usûl ve benzeri ilimlerde söz sâhibi olan âlimlerden oldu. Zamânını, öğrendiği bütün zâhirî ilimleri ve Allahü teâlâyı tanımak için lüzumlu olan mârifet bilgilerini insanlara öğretmekle geçirirdi. 1309 (H. 709) senesinde Mısır’da vefât etti.