Ahmed Rifâî Hazretleri’nin Salevâtı

Ahmed Rifâî (k.s.)[1] Hazretleri’nin salevâtıdır. O salevât’ta şudur.

Kim, bu salevâtı on iki bin (12000) kere okursa; Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ni rü’yâsında görür. (Saadetü’d-Dareyn, s. 532)

ٱَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْقُرَشِيِّ بَحْرِ أَنْوارِكَ وَمَعْدِنَ أَسْرَارِكَ وَعَيْنِ عِنَايَتِكَ وَلِسَانِ حُجَّتِكَ وَخَيْرِ خَلْقِكَ وَأَحَبِّ الْخَلْقِكَ إِلَيْكَ عَبْدِكَ وَنَبِيِّكَ الَّذِى خَتَمْتَ بِهِ اْلأَنْبِيَاءَ وَالْمُرْسَلِينَ وَعَلىَ آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّم سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Okunuşu:

“Allâhüumme salli ‘alâ seyyidina Muhammedin-Nebiy­yi’l-Kuraşiyyi bahri envârike ve ma’dine esrârike ve ayni inâyetike ve lisâni hüccetike ve Hayri halkıke ve ahabbi’l-halkıke ileyke abdike ve nebiyyeke’llezî hatemte bihi’l-enbiyâe ve’l-mürselîne ve ‘alâ alihî ve sahbihi ve sellim.

Sübhane rabbike Rabbi’l-izzeti ammâ yesıfûn ve selâ­mün ‘ale’l-mürselîn ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn.”

 

Manası:

Ey Allah’ım! Kureyşli Nebiyyî Ümmî olan, nurlarının denizi, sırlarının madeni, inâyetinin tâ kendisi, hüccet ve delîlinin dili, yarattıklarının en hayırlısı, mahlûkatın Sana en sevgilisi, nebileri ve rasûlleri kendisi ile hitama erdir­diğin kulun ve peygamberin Muhammed (s.a.v.) Efendimize ve O’nun âl-i ashabına salât ve selam eyle! İzzet sahibi Rabbini onların vasıflamalarından tenzih ederim. Gönderilen peygamberlerin tamamına selam olsun. Âlemlerin rabbine hamd-ü senalar olsun.

 


[1]Seyyid Ahmed Er-Rîfâî (k.s.) Hazretleri, 1118 (H.512) senesinde Betâih’de doğdu.  Aliyyül Kârî ve İshak Şîrâzî hazretlerinden bütün ilimleri öğrendi. Büyük bir fıkıh, hadîs, tefsîr âlimi ve tasavvufta zamânının bir tânesi oldu. Allahü teâlânın emirlerini harfiyyen yapar, yasaklarından büyük bir titizlikle kaçardı. Bildikleriyle amel eder ve başkalarına da tavsiyede bulunurdu. Yolundan gidenlere “Rıfâî” denildi. Sonradan Rufâi olduğunu söyleyerek, ağızlarına ateş koymak vb. işlerle kerâmet sâhibi olduğunu iddiâ edenler görüldü. Bunların Ahmed er- Rufâi hazretleri ile bir ilgisi bulunmamaktadır.