Abdülkâdir Geylânî (k.s.) Hazretleri’nin Tavsiye Ettiği Yol

 

Abdülkadir Geylânî (k.s.) Hazretleri[1], “Günyetü’t-Tâlibiyn” kitabında nakletti:

روى عن أبو هريرة رضى الله عنه أنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: مَنْ صَلَّى لَيْلَةَ الْجُمُعَةِ رَكْعَتَيْنِ يَقْرَأُ فِى كُلُّ رَكْعَةٍ فَاتِحَةُ الْكِتَابِ وَآيَةُ الْكُرْسِى مَرَّةً وَ خَمْسَ عَشَرَ مَرَّةً قُلْ هُوَ اللهُ اَحَدٌ وَيَقُولُ فِي آخِرِ الصَّلاَةِ أَلْفَ مَرَّةٍ: ٱَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ٱلنَّبِىِّ ٱْلاُمِّىِّ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْفَإِنَّهُ يَرَانِ فِى الْمَنَامِ وَلاَ تَتُمُّ لَهُ الْجُمُعَةُ اْلأُخْرَى إِلاَّ وَقَدْ رَآنِى وَمَنْ رَآنِى فَلَهُ الْجَنَّةُ وَغُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ وَمَا تَأخَّرَ

Ebû Hüreyre (r.a.) Hazretlerinden rivâyet olundu: Buyurdu: Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri buyurdu:

-“Kim Cuma gecesi iki rek’at namaz kılar. Her rek’atte,

Bir Fâtiha-i şerîfe,

Bir âyetü’l-kürsî

On beş kere ihlâs sûresini okur.

Ve namazdan sonra da bin kere;

ٱَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ٱلنَّبِىِّ ٱْلاُمِّىِّ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ

Okunuşu:

“Allâhümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedini’n Nebi­yy’il-ümmiyyi ve ‘alâ alihî ve sahbihî ve sellim.”

salevâtını okursa; muhakkak ki o kişi, diğer Cuma kendisi için tamam olmadan beni rü’yâsında görür.

Beni rü’yâsında gören kişi için cennet vardır.

Onun geçmiş ve gelecek günahları mağfiret olunur. (Bağışlanır….)(Saâdetü’d-Dareyn, s. 529)

 


[1] Gavs-ül-a’zam Sultân-ul-evliyâ gibi lakabları vardır İran’ın Geylân şehrinde 1078 (H.471)’de doğdu.  On sekiz yaşında Bağdad’a geldi. Buradaki meşhur âlimlerden ders almak sûretiyle hadîs, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde çok iyi yetişti.  İlim tahsilini tamamlayıp yetiştikten sonra, medresede vâz ve ders vermeye başladı. Ehl-i sünnet îtikâdını ve din bilgilerini her tarafa yaydı. 1166 (H.561)’da Bağdad’da vefât etti. Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin tasavvuftaki yoluna Kâdiriyye tarîkatı denir. Tarîkatının husûsiyeti, dînin emir ve yasaklarına uymak, devamlı zikir, Allahü teâlâyı anmak, gönlü Allahü teâlâdan başkasından kurtarmaktır.